YOLLARDAN

MURAT HAVAN

Sanatımın heyecan verici kısmı hayal et ve yaşat! Yazıyla, boyayla bazen insanla… 

Hikâyeler ya da kompozisyonlar kurarak geçmiş ve geleceğe dair farkındalık mesajlarıyla. Tüyolar veren, yaşama katan tıpkı “yaşatttt..” söylemim gibi. Üretmekle bugünkü zamanı yaşatan resimler, heykeller, objeler, videolar. Sınırı tualle sınırlı olmayan tasarımlar sunmak yaşama ve sanat izleyicilerine…

Yüzyıllardır tüm dünyada sanatçıların ve sanat eserlerinin kişilik ve dönem çağdaşlığı ile ilgili farklı görüş ve estetiğiyle adlandırılan tarz veya üslup sanatçıyı bulunduğu çağdan gelecek yüz yıla ve bin yıla taşıyacak, bir zaman makinasıdır bence. Örneğin, Mona Lisa bu döneminden bugüne popülerliğini korumuş, zaman içinde yok olmadan içinde bulunduğumuz zamana ve önümüzdeki yüz yıla ışık tutacaktır. Tasarımlarımı bu düşünceyle kurgularım. Bir tarzım var mı, bunun cevabı izleyicilerde. Yaptığım işleri bir defa gören kişi başka farklı alanlarda da gördüğünde bu Murat Havan işidir diyebiliyorsa, bunu duymak hoşuma gidiyorsa, bir tarzım oluşmuştur diyebilirim. Bunlara örnek birkaç ayrı dönemimden ve son çalışmalarımdan örnek verebiliriz.

-Tümü göründü. Tarzla ilgili soru şu: Figüratif, sembolik, çizgi ağırlıklı, kontrastı ağır basan karakterler oluşturur, kurgularken örnekleriniz nelerdir, bu tarzın geçmişini ve geleceğini nasıl görüyorsunuz?

2006′ ve 20011′ kadar süren “Horozlar” serim bu dönemdeki gazete ve haber kanalarımdaki gündem haberlerini horozlarla simgeleştirdiğim; Ergenekon’la başlayan, Islak İmza, Balyoz Komutanı Kim Dinledi gibi gündemin içeriğine göre şekil alan resim, heykel ve seramiklerimle kurguladığım bir dönemdi. “Dalaşmaaaaa”, “Son Dakikaaaa” ve “Dejavu” 3 farklı sergi ile izleyicilere sunduğum, “Dikkat Horoz Var” serilerimden resimleri paylaşmak istedim.

Yaşamda ve trafikte motosikletlerin farkındalığı için hazırladığım dünya sanat tarihini motosiklet üzerinde kurguladığım “The Cult Serisi” Piramid Sanat Galerisi, 2011

Bu serginin akabinde 7 yıl süren ArtNiyet ve HeryerbenimAtölyem insanların ayağına sanat götürmek ve birlikte 7’den 70’e boya ile anı paylaşmak.

-Bakın, Suna Baykam ne diyor: “Bence, Murat Havan göründüğünden daha duygusal bir insan. Kalbinin altında müthiş sevgi dolu bir yaratıcılık taşıyor. Onu görmek değil izlemek gerekiyor. Tanıdığım günden beri derin düşünceleri ortaya çıkarması ile kendisine saygı duyarım. İnsan kalabalıklarında boğulmamış “belki kaçmış, belki esiri olmuş” ama yansıtmamış ve doğru yolu görüp ilerlerken insanları peşinden sürüklemiş.

Bundan sonra ki yolunda evrenden sadece kendisine güzellikler diliyorum. Göremediklerimizi bizlere göstersin hep. Sanatı geleceğe taşısın.

Sevgiler

Benim işlerim yaşamla birlikte yol alır. Sanatımı tanımak için Murat Havan’ı da tanımak gerekir.

Çok güzel söylemiş yüreğine sağlık. Bu süreçlerin her dönemine şahit olmuş, değer verdiğim bir isimdir Suna Baykam.

-Evet, çok güzeller. Anlamlılar her şeyden önce. Soru şu; çağdaş resim çabasında duygunun ifadesi için kullanılan sonsuz yöntemden çizginin öne çıkması renk veya tonu bastırır mı, siz tercihte bulunurken neden bunu seçiyorsunuz?

Her yer benim atölyem. Öğrenirken öğrenmektir yaşam. Öğretirken öğrenebilmektir bilinmeyenleri de. Bir Sümer sözü: Gören göz değil bilen göz görür ve biliyorsan neden anlatmıyorsun der.

Yedi yıllık Art Niyet Yol Hikâyemde yola ve öğrenmeye bıraktım kendimi. Bildiğim tüm plastik değer öğretileri de unutmak istedim. Yedi yıl motosiklet üzerinde çok yol ve çok resim yaptım. “Yazı ve Tura” resimlerim son dönem işlerim.

Yolu ve kentleri, tarihi ve kültürü ile sunduğum modern zaman sfenksleri çağdaş modern insanın, mağara dönemi insanıyla karşılaştırıldığı bu toprakların ve evrenin tüm kültür ve yaşam ile şekillenmesini anlattığım boyamalarımdır. Anadolu coğrafyasından Hitit, Sümer,  Roma ve ta Göktürk dönemlerine ev sahipliği yapmış kaya resminden heykele ve yazıya uzanan,   insanoğlunun ilk entelektüel dışavurumlarını hatırlatmak ve farkındalığını oluşturmak, doğu ve batının hep beraber ortak dünya bilgisiyle var olduğunu düşlemek “Hayal et ve Yaşat” diyerek kurguladığım çalışmalarım.

-Çok güçlüler.

Sanat insanının eleştiriye tahammülünü güçlendirmek için neler önerirsiniz, siz ne tür pratikler yapıyorsunuz bu konuda?

Sabır ve deneyimle gelişen “eleştiriye tahammül ve olumlu cümle kurma sanatı” diyelim. Bu da boyamak kadar önemli. Var olmak kadar, çağdaş davranmak erdem ve bilgiyle orantılıdır. Bu da sizin duruşunuzun ve tarzınızın yansımasıdır aslında diyebilirim.

-Birileri kasten, sırf sizi denemek için, amiyane tabirle damarınıza bassa ve farkına varsanız kendinizi nasıl kontrol edersiniz?

Onun yaptığı olumlu işlerden bahsederim. Onu överim. İçinde iğneli cümlelerde kabalığına bağlantı kuramadığımı belirtirim. Daha da uzatırsa dikkat horoz var derim. 🙂

-Facebook ortalarında “engelle” gibi güzel bir buton var. Siz bunu sık kullanır mısınız, neden?

İki veya üç defa kullanmışımdır. Fake hesaplarla aynı dili konuşamazsınız! Bu durumlar için yapılmış güzel bir buton. Basıyorsunuz…

-Arkadaş seçimlerinizi hangi kriterlere göre yapıp geliştirirsiniz, özellikle sanat camiası için -çoğu veya tümü sanat insanı mıdırlar, merak edilen şu, çevrenin sanata etkisi nedir?

Seçimden çok birlikte bulunduğumuz paylaşımlarımızın güzelliğiyle devamlılığını geliştiririm arkadaşlıkların… Birbirimize duyulan saygı ve sevgi ile seçimlerim gelişir ya da yok olur. İyi veya kötü insan olması ya da sanat insanı mı değil miden önce sanata adanmış bir ruh ve sanat yapmak isteğine saygı duyarım. Çevrenin sanata etkisi;  onu da içine aldığınızda gelişir ya da dışarda muhalif olur.

-Katkılarınız için teşekkür eder saygılarımızı sunarım.

Geceye ve Aya, Güneşe ve Aydınlığa hep birlikte diyorum: Hayal et ve YAŞATALIM.

Bir cevap yazın