Rock Star Barış Gülay ve Sosyete Art Buluştu

Suna Baykam: Sosyete Art’a hoş geldiniz. Sanata ve sanatçıya bakış açınızdan başlayalım. Siz nasıl başladınız ve nasıl gelişti?

Barış Gülay: Hoş bulduk öncelikle. Ben şanslı doğanlardanım diyebilirim. Ailem hem akademisyen hem de sanatçı bireylerden oluşuyordu. İçine doğduğunuz ortam hayata bakış açınızı belirliyor. Sonra kişisel istek ve birikimlerinizi kendiniz yönlendirebilirsiniz ama hayatta ilk intibanın çok önemli olduğunu düşünüyorum. Sanat insanın kan grubu, göz rengi gibi bünyesinde bulunan bir şeydir. Açığa çıkarmak, geliştirmek ilgilenmek ya da yok saymak kişilerin kendi tasarrufu diye düşünüyorum.

Suna Baykam: Madem bu kadar içten bir duygu ile yaşıyorsunuz hayatı o zaman bizlere kendinizden bahsedin biraz. Sanat yapmanın size kattıklarından…

Barış Gülay: Sanat dediğiniz şey hayatın her alanında var. Yaptığımız her işte. Bir yemek yaparken bile. Sanatı çeker alırsanız hayatımda gerçekten çok çok az şey kalır. Mutsuz olurum. Kendi adıma müziksiz bir anım bile geçmiyor. Yaptığım müziği insanlarla paylaşmak inanılmaz güzel bir duygu. Hele ki beğenildiği vakit duygular tarifsiz güzellikte oluyor.

Suna Baykam: Beğenildiği zaman ki duygularınız nelerdir?

Barış Gülay: Harika tabi ki. Aynı zamanda bunu taşımak adına bir sorumluluk da yüklüyor. Daha iyisini arar oluyorsunuz.

Suna Baykam: Nasıl projeler hoşunuza gidiyor?

Barış Gülay: Sağlam adımlarla ilerlemiş, her ayrıntısı düşünülmüş, kısacası iyi ya da kötü sadece ve sadece yapılmak istenenin yapıldığı projeler. Tabi burada şans faktörü çok çok büyük rol oynuyor.

Suna Baykam: Müzik ile donatılmış bir dünyada enerji nasıldır?

Barış Gülay: Tam olması gerektiği gibi. Huzur her zaman sessizlik değildir. Müzik ile donatılmış dünyada huzur vardır.

Barış Gülay: Müzik ruhu terbiye eder.

Barış Gülay: Diğer sanat dalları gibi…

Suna Baykam: Müzik alanında neler yapacaksınız daha?

Barış Gülay: Şu an bir single çalışması yapıyorum. Nisan sonu gibi çıkarmayı düşünüyoruz. Ondan sonra bir maxi single albüm planımız var. Onun da çalışmalarına başlamış bulunuyorum. Pandemi izin verirse konserler vermezse akustik online konserler planlarım arasında. Musixen uygulamasında dinleyenlerimle buluşacağız.

Suna Baykam: Bunu buradan haber vermeniz çok güzel oldu. Size ulaşmak isteyenlere sosyal medya adreslerinizi verirseniz takip edecek birçok insan vardır. Pandemi sizlerin işlerinizi çok zorlaştırdı. Nelerden beslendiniz bu dönemde?

Barış Gülay: Bu dönem herkes gibi ben de içime döndüm. Daha çok işin üretim boyutu ile ilgilendim. Ailemle daha çok vakit geçirebildim ki bu hepimizin özlediği bir şeydi. Hayat çok hızlanmıştı biraz sakinleştik sanırım.

Barış Gülay: Instagram Twitter ve Facebook’u aktif kullanıyorum. Barış Gülay Offial hesaplarımdan buluşabiliriz.

Suna Baykam: En çok müziğinizi dinleyen kitle hangisi? Her yeni eser onca emekten sonra layık olanı buluyor mu?

Barış Gülay: Dinleyici kitlem Türkçe rock müzikle ilgilenen kişiler daha çok. Ama sosyal medyada üç çocuk annesi olmamdan dolayı takip eden teyzelerim var ki onları çok seviyorum. Yakın olsak çocukları bana bırakır sen öyle çalışmaya giderdin kızım diye mesaj atan teyzelerim var. Onları o kadar

Suna Baykam: Sizi daha yakından tanımak adına ailenizden bahseder misiniz?

Barış Gülay: Her eserin hak ettiğini bulması mümkün değil. Üretmek yetmiyor pazarlama kısmı çok önemli

Barış Gülay: Doktor bir ailede büyüdüm. Babam gitarist ve grafikerdi. Bir kız, bir de erkek kardeşim var. Bir kız, bir erkek teyzesiyim. Kendim ise evli, Mustafa Berru (12), Derin Lena (7) ve Emir Ali (7) isminde üç çocuk annesiyim. Onlar benim her şeyim. Bu hayatta yaptığım en güzel şeyler.

Suna Baykam: Müzik, barış ve sevgi dünyanızı nasıl şekillendiriyor?

Barış Gülay: Bu söyledikleriniz masanın ayakları. Masayı ayakta, sağlam ve düz tutan şeyler.

Suna Baykam: Müzik ruhu olan insanlara mesajınız nelerdir?

Barış Gülay: Asla bırakmasınlar.

Barış Gülay: Doğru ve güzel yoldalar.

Barış Gülay: Başka tarzları da takip etsinler.

Suna Baykam: Mütevazı kişiliğiniz kelimelerinize yansıyor. Peki, sizi korkutan şeyler nelerdir?

Barış Gülay: Ah, çok teşekkür ederim. Dünyada binlerce yıllarla oluşan kültürlerin, geleneklerin, hoşgörünün gitgide unutulması. Şu harala gürele dönemlerin durulmaması en büyük korkum. Son on on beş yıldır birçok şeye geçiş dönemi, geçecek bakış açısıyla yaklaştıktan sonra bir gün “Yok geçmiyor, artık dünya böyle.” demek en büyük korkum. Gerisi ufak ufak teferruatlar.

Suna Baykam: Çocuklara bir masal yazsanız bu ne olurdu?

Barış Gülay: “Hayat ne kadar da güzel!” olurdu bu masalın adı.

Suna Baykam: Notalar sizin kalp ritminiz gibi mi?

Barış Gülay: Ve onlara güç verecek başka masallar da yazardım. Aslında çok güzel bir fikir verdiniz bana.

Barış Gülay: Kesinlikle.

Suna Baykam: Yazarsanız desteklerim. Her anlamda…

Barış Gülay: Bire bir bağlantılı.

Barış Gülay: Çok teşekkür ederim.

Suna Baykam: Sahnede kendinizi akışa bıraktığınızda sonrasında neler düşünüyorsunuz?

Barış Gülay: Sadece müzik. Dinleyenlerle beraber o ortak ruhu yakaladığınızda başka bir şey düşünemiyorsunuz.

Suna Baykam: Biraz açarsanız…

Barış Gülay: Birçok sanatçı sahne programı belirler. Çalıp söyleyeceğiniz şarkılar bir liste dâhilindedir. Ben ekip arkadaşlarımla ters düşmek pahasına bunu reddederim. Çünkü seyirciler olmadan o ortak ruhu yakalamadan bir sonra hangi şarkıya geçeceğimi daha önceden belirlemek çok saçma gelir. Kabaca bir taslak yapsak bile çoğu zaman uyamadığımı gördüm.

Suna Baykam: Kültürel anlamda hayattan beklentiniz ve yaşamak istediğiniz ütopik dünya neresi?

Barış Gülay: Hayatta kalabilmenin zorlaştığı öyle bir yerdeyiz ki kültürel beklentimiz neredeyse lüks. Buğday depoda çürürken pamuktan yapılan ekmek yiyip hastalanıyoruz. Düşünebiliyor musunuz? Her şeyin olması gerektiği yerde olduğu bir dünyada yaşamak istiyorum. Sanat eksiklerden değil varlıklardan beslensin istiyorum.

Suna Baykam: Türk halkı neler bekliyor müzikten?

Barış Gülay: Diğer toplumlarda da olduğu gibi, kendine sunulan kadarıyla beklentiye girebiliyor dinleyici.

Barış Gülay: Tam tersi bir sistem.

Suna Baykam: Reklam ne derece önemli sizce eserler için?

Barış Gülay: Her sektörde olduğu gibi insanlar reklama, rakamlara alıştırıldılar. Dinlenme ve izlenme miktarlarından fazlaca etkilenen bir takipçi kitlesi oluştu.

Suna Baykam: Organik gelişen takipçiler çok heves veriyor tabii. Sanata değer veren insanlarla bir platformda buluşmanız dileği ile.

Barış Gülay: Çok teşekkür ederim.

Suna Baykam: Bizler de elimizden geldiğince size yardımcıyız. Hem sohbet ediyoruz hem okuyunca starlara ulaşmak ve fikirlerini samimice öğrenmek halkın hoşuna gidiyor. Aradaki bilinmeyenlere ışık tutuyoruz. Hem anne hem sanatçı olarak misyonunuz çok büyük. Umarız her hayaliniz gerçek olur.

Suna Baykam: Müzik dünyasında en beğendiğiniz sanatçılar kimler?

Barış Gülay: Steven Taylor, Ann Wilson… Bilmiyorum çok fazla isim var.  Hepsinin kendi tarzı var ve o tarz dâhilinde seviyorum.

Suna Baykam: Kitap yazma fikri hala devam mı?

Barış Gülay: Tabi ki.

Barış Gülay: Müziğin yanı sıra bazı gazete ve dergilere yazıyorum zaten. Bu yüzden yazmak bana uzak değil. Kitap fikri oldukça cazip geldi.

Suna Baykam: Bunu bilmiyordum. Hangi konularda yazıyorsunuz makalelerinizi?

Barış Gülay: Güncel yazılar yazıyorum, gündemle ilgili. Haber yazıyorum. Bir gazetenin de redaktörüyüm.

Suna Baykam: O zaman çocuk kitabı gelecek gibi gözüküyor.

Suna Baykam: 🙂

Barış Gülay: Evet.

Suna Baykam: Gelecekte sanat nerelere varacak sizce?

Barış Gülay: Bunu şu an kestirmemiz mümkün değil. Dinamikler sürekli değişiyor. Artık tasarımları yapay zekâların yaptığı bir dünyadayız. Cumhuriyet dergide, bir üniversitenin Mozart’ın bestelerinin formüllerini oluşturduğunu ve yeni besteleri yapılandığını okumuştum. Başlığı da Mozart öldü ama besteleri yaşayacak gibi bir şeydi. Bakalım hep birlikte göreceğiz.

Suna Baykam: Peki, bu güzel ve uzun sohbet için size kattıklarınızdan dolayı çok teşekkür ederiz. Tekrar sağlıklı günlerde görüşmek üzere.

Barış Gülay: Teşekkür ederim. Herkese sağlıklı, keyifli günler diliyorum. En kısa zamanda müzikle buluşmak üzere hoşça kalın.

Suna Baykam: Sahne aldığınız yere gelip kuliste bir sonraki röportajı yapacağız. Söz…

Barış Gülay: İnşallah. Seve seve.

Barış Gülay: Teşekkürler. İyi çalışmalar dilerim.

Resimler: Tolga Van

Bir cevap yazın