PANDEMİ GÜNLERİNDEKİ SANAT ATILIMI

SUNA BAYKAM ile DİYALOG SANAT RÖPORTAJI

Ben, reklam çalışması yapıyorum. Yerel ve ulusal Web, gazete ve haber sitelerine haber yayınlıyorum. Sanat insanlarımıza bu konularda hizmet veriyorum.

Sanatla küçük yaşta bale yaparak tanıştım. Ruhumu giydirmemin en güzel tarifi, dünyayı ve evreni kendimce ifade etmem oldu sanat. Sonra da sergilemek ve paylaşmak. Beynimde yer eden akım ve teknolojik gelişmeler eşliğinde dünya bana sanata gönül vermiş herkes ile bir çılgınlık ve bir dışavurum olarak yer etti. Asla vazgeçmedim. Çocukluk hatıralarım aklımdan çıkmasa da gelecek tasarımlar daha ilgimi çeker oldu. Şimdi ve bundan sonra ise sanatçılarla beraber bir dünyayı paylaşmaktan ve kendi tarzlarını yaşattıkları eserlerine bakmaktan dolayı mutluyum. Ne kadar çok sanat o kadar uzun bir hayat diyorum.

Sanat görüşüm biraz çağdaş. Özgür sanatçıları severim. İnsanların dünyaya defalarca geldiğini düşünüyorum. İçimizdeki ilhamın rehberi olursak sanata odaklanırız. Beğendiğim sanat eserleri hep geçmişten gelen renk ve sembollerin günümüzden bir parçayla geleceğe ışık tutan renkleri olanlarındandır. Bir tarihi açan ve sergileyen eserleri severim. Bir psikolojik mücadele, imkansızlıklarla mücadele ve mükemmele özlem… Gözümüze batan sanatı sevmem, ısrar sevmediğim için. Sanat galerilerini gezerken önyargılı değilimdir. Beğendiysem de söylerim beğenmediyse de… Ama yargı yoktur bende. İlham öğreti ile gelir. Boş ilham sevmem. Ham ve bilgili insana dokunacak bir tarafı olan ilhama ben, ilham derim. Başlamak kolay olmamalı. Son noktasına kadar düşünmeli insan. İmkansızın imkanlı kılınması akışla gelen bir başarı. Akışta kalır, günlük stres ve olaylara takılmazsan bir gün olur olmasını istediğiniz. Bunun için meditasyon yapıyorum mesela. Üzüntümü de sevincimi de yaşamalıyım. Şahit olduğum en garip şey beyin dalgalarımın açılması ve hiç şaşırmadan yola devam etmem olmuştu. Hindistan’da İndra Gandi Havalimanına inince duyduğum binlerce korna sesi, gürültüsü, insanlar ve araçlar… Nerede olduğumu anlayamadan cesaretle otele gitmiştim. Ben, çok iyi bir eğitim aldım ama onları anlamak benim insan tarafım. Onlar da kendilerini o kadar güzel ifade ettiler ki sonunda anlaştık.

Tüm ülke web’ haber sitelerine, önce yerel haberi bir günde yayınlatıyorum, kalıcılığı açısından. Sonra ulusal haber sitelerine de aynı gün yayınlatıyorum. Bunun takibini yapıyorum. İsterse Sabah, Hürriyet gibi gazetelere röportaj ayarlıyorum. İsterse daha uygun okuyucusu olan gazetelere… En son işim Hürriyet’te en çok okunan haber oldu. Takipte oluyorum. Dahası var, azı yok. Televizyon isterse o da mümkün tabii. Beklemeden ve bekletmeden kimseyi. Otuz beş yıllık gazetecilerin dürüst çalışmaları sayesinde. Dünyanın neresinde olurlarsa olsunlar fark etmez! Telefonunuzu alınca bazı örnekler yollayacağım, görünce anlarsınız. Eğer eser duyulmuyor, sergisi haber olması, Google’ da görülmesi lazım. Bir günde Google’ da çıkmasını sağlıyorum. Tanınması kolaylaşıyor. Benimle her zaman iletişime geçebilirler. Beraber takip ederiz. Bana haber gelecek, onlara Whatsapp’tan haberini yollayacağım ve magazin, kültür sanat vb sayfalarda eseri veya sergisi haber niteliğinde çıkacak. Ekibimiz var; tüm gerçek basın arkadaşlarımız, editörlerden muhabirlere kadar. İsterlerse ana habere bile çıkmalarına yardımcı oluruz. İsterlerse İnstagram sponsorlu sayfası yaparız. Youtube’ isterse de Youtube kanalı açarız. Web sitesi isterse web, online satış sitesi isterse onları da açabiliriz. Basın, web, sosyal medya… hepsi veya ayrı ayrı, ne isterse hazırız:

İKİNCİ BÖLÜM

D&S

-Diyalog Sanat tecrübenizi yazar mısınız?

Kendi sanat düşünce ve tecrübelerimin sadece ulaşabildiğim insanlar kadar olmadığını biliyorum. Kimseden benim kadar sevmesini beklemiyorum. Bu çocukluktan gelen bir ilham. İddia etmeden eşit, özgür, uyumlu ve dengeli düşünüyorum camiayı. Her eserin hikâyesini merak ettiğim kadar her sanatçının da bu yolda yaşadığı deneyim ve hevesi merak ediyorum. Ezoterik olan her şey bir sinerjidir. Dünya döndükçe evren bizi sonsuza kadar korumakta bence. Her pozitif oluşumda şükrederim. Derim ki ‘işte bu. Ben bu yüzden yaşıyorum’!

O kadar negatif davranışlar görüyorum ki bunlar sanatı sevenlerden olamaz diyorum kendime. İstediğim Diyalog Sanat ile belirli bir süre içerisinde sanatçılarla beraber fikirlerimizi özgürce paylaşalım. Tecrübeme gelince, tüm sanatçılardan olumlu yanıt aldım ve verdiğim değerin karşılığını fazlasıyla aldım.

-Somuttan gidersek; D&S’ tan önce ve sonra dediğimiz zaman, deneyimleriniz, heyecanlarınız, aldığınız pozitif enerjiler ve tedirginlikleriniz nelerdi, neticede ilk defa deneyimlediğiniz bir takım dokunuşlar oldu, nasıl geliştiğini merak ederiz ve sonrasında beklentiler tabii önemli olan?

Pozitif olduğuna şahit olduktan sonra akışı kendiliğinden geldi. Tedirginlik hiç duymadım zaten ben istesem de bir sanatçıyı yerden yere vuracak bir aile ve eğitimden gelmiyorum. Karşımdaki yol arkadaşlarım zaten “no name” isimler değil. Kiminin fikri, kiminin eseri, kiminin ışığı veya kiminin deneyimi bana özel mesajlarda harcanmaması gereken kesinlikle ‘işte Türkiye’mde böyle sanatçılar var’ dedirten cinsten.

Duygu ve öngörüleri içimdeki sanat sevgisini besledi. Yeni bir projem var ve sanatçılarla yaşamaya devam edeceğim. Aramızdaki bağı geliştiren hem memleket haberlerimizdeki ortak duygularımız, hem sanata bakış açımızdaki çeşitlilik ve dürüstçe söylüyorum beğendiğim eserlere imza atmış olmaları… Bu yaşıma kadar sanata bakış açım genişti, bu yıl farklı bir arkadaşım oldu, sanat. Belki ruhum artık özgür ve çelişkilere düşmüyorum. Beklentilerim beraberce bir ağ olmak ve hiç kopmamak. Bazen sabah kahvesinde bir uyanış belki bazen bir açılışta ezoterik bir hikayeye şahitlik.

Yeni projemde sanata ve sanatçıya bir çatı kuracağım. Teşekkürler.

-Başak Bilgen Camgöz, Onur Koçyiğit, Salim Kabasakal, Erhan Altunay, Ayçın Tuyun, Sevtap Çapan, Olcay Kutluca, Murat Havan, Adalet Reyhan Tun, Erhan Us ve Bülent Ateş’i diyaloğa nasıl ikna ettiniz/edebildiniz?

Kısaca sanatçıların bana güveni ile.

Bu işler sinerji tabii. Gereken reklamların çok pahalı olduğu şu günlerde “eserlerinin duyulmasına yardım edeceğimi ve aynı zamanda sadece sanat görüşlerini merak ettiğimi ve lütfen bunu konsantre olup yazı diliyle de okumak istediğimi” belirttim. İsteyen herkesin reklamını yapabilecek kadar dürüst bir çalışma sistemim var. Piyasada yalan dolanla yüksek meblağlar isteyen insanlar varken daha güzelini hem onların isteğini dinleyerek hem de kendi tarzımı ekleyerek deneyimlerimi onlarla paylaşıyorum. Her şey sanatta paraya bağlı reklam olmamalı. Bazen hatırlanmak da güzeldir. Dışavurumcu biri olarak onları zorlamadan soru sormak benim bir merakım. Samimi olarak bunu söyleyebilirim.

-Bu durumda diyalogların doğallığı, reklam beklentisiyle zaafa uğramış oluyor mu, doğallık neden önemli?

Doğallık aramızda bir kural olarak anlaşılmasın, eski ve yeni arkadaşlarım arasında denge sağlamak istiyorum. Reklam beklentileri var demek istemedim. Kendilerine bizim kadar hem sanattan anlayan, sorular soran ve hem de en önemlisi sözel değil yazı yoluyla keyif alacakları bir platform oluşturmak sanata bir fayda bence. Para, doğallığa ters olmasa da her zaman gerekli değil -bir motivasyon değil. Doğallık bir mertebedir. Herkesi akıcı bu serüvene davet etmek bir maceradır.

Benim yeni projemle bu tarzı daha yakından tanıyacaksınız.

-Bize Baykam Ailesi’nin sanat camiamızdaki gücü ve kaynağından bahsetmek ister misiniz, siz Suna Baykam olarak ne tür farklar yaratmak istiyorsunuz?

Piramid Sanat’ta gücümüz belli, çağdaş bir galeri ve butik bir yayınevimiz var. Gelecek günleri de sanatseverlerle kutlayacağız inşallah.

Getirmek istediğim farkı okulum Saint Joseph’te yaşamıştım zaten. Deneyimlerimde yalnız değilim; hep bilgi yolunda ilerledik. Kim olursa olsun söyleyeceği bir gelişme olursa ben düşünüp gereken yere yerleştiririm. Kütüphanemi düzenli tutarım. Bunun içinde tarih de var, hayat bakışı da. Amacım farkındalık yaratmak değil, farkını bilmek. Beraberken nasıl güzel anılar yaşıyorsak okurken de aynı sevgiyi yaşamalıyız. Gelecek günlere ışık tutmalıyım. Taze, sıcak ve çağdaş haberlerle…

Evrende yalnız değiliz.

-Başarılarınız devamı ve Üçüncü Bölüm’de projenizi daha detaylı yazışabilmek dileğiyle.

Saygılar

Teşekkürler…

One Reply to “PANDEMİ GÜNLERİNDEKİ SANAT ATILIMI”

  1. Erkan YAZARGAN says: Cevapla

    Bazı şeylerin çekirdek olma özelliği vardır. Doğanın mucizesi diyebileceğimiz o çekirdeğin içinde kendinden sonra olacakların bütün şifreleri gizlidir. Doğurur. Üretir. Sürekli üretir. Doğasında yaratıcılık vardır. Özgüdür. Özgün olduğu için de değerlidir. Değerine pahabiçilemez çünkü ne kadar üreteceği kestirilemez. Öyle farklı şeylere sebep olur ki hiç kimse tahmin edemez. İçindedir mucizesi. Saftır. Doğaldır. Doğasının geçmişinde vardır. Geleceğe de öylece akar gider. Tarihte yerini alır. Dostu veya düşmanı yoktur. Herkes tarafından sevilip beğenilir. Özenilir. İşte böyle bir başlangıç diyaloğu. Özgüveni ve saflığı kutluyor önünde saygıyla eğiliyorum.

Bir cevap yazın