NEFES ALMAK İSTİYORUM

Suna Baykam Blog.

Yeni başlangıçlara yol almak için yazıyorum çünkü hayatım hep geçmişi sorgulamakla geçti ve dünyada kim olduğumu aramakla… Kendinle barışık olan insanlardan biri olarak hep yapmak istediklerimi ertelemeden gerçekleştirdim. Sadece aile sorumlulukları ve ergenlikten geçiş döneminde kendimi çok sıkılmış ve mecbur hissettim. Bu durumu atlatırken etrafımdaki arkadaşlarıma hiç bakmadım, kendi yolumu kendim yaşadım. Kimi zaman aydınlıklara bakıp gülümserken kimi zaman karanlıklarda sorguladım. Bunun nedenini yaşamak ve insan olmak olarak düşünüyordum. Kalbimin temiz olması gerektiğini bilsem de dünyadaki gelişmelere kapım hep açıktı. Kendimi hiç kapamadım. İnsanlarla beraber eğlendim beraber üzüldüm. O günler geçmedi ki hala yarattığım empati ve pozitif yaklaşımlar bugün hala benim görüş alanımda. Geçen zamana yetişemediğimde üzülmedim, ağır ve sonu başarılı ve zor hedeflerime kavuşacağımı biliyordum. Para ve mutluluk kapısı hep orada dursa da kendimi ifade etmekte hiç zorlanmadım. Eskiden her şey para değildi sanki, ben çocuktum ve para sıkıntısı çekmedim. İsteklerimin karşılığı paralı bir hobi veya oyuncak değildi. Denizi, hayvanları, yıldızlar ve gökyüzünü merak eder korkmadan araştırıp öğrenirdim. Dünya tahmin ettiğimden daha büyüktü ve gezmek ve öğrenmek gerekliydi. Bence hayatın en büyük hediyesi aşk olmalı. Aşık olunca oluşan denge ve çeşitli ve farklı olasılıklar ilgimi evren kadar çekti. Birlikte olmak barış ve sevgiyi getirdi. Paylaşmayı öğrenmeyi ve karşı fikirleri anlamayı…

Yeni başlangıçlara kapımızı açmak için aslında her şeyin aynı mükemmellikte birbirini kucaklamasını beklerim. Terk etmek ve yarı yolda vazgeçmek bana göre değil. İstemek derler başarmanın yarısıdır. Bu çağda bana bu klişe laflar unutulmuş veya ölmüş karanlık ve katı kurallar gibi geliyor. Bazen yaparsın olur bazen olmaz. Neden üzülelim bunun için; ortada büyük bir gereklilik yoktu ki. Ama bazen işte hayat istediğini tam karşına çıkartır ve beynin şartlanır ve organize olup oldurmak için yaşarsın. Diyeceksiniz ki dünyada ne kadar kötü yaşamlar var bunları neden okumalıyım diye. Ben 17 yıldır yazıyorum ve dünyayı takip ediyorum. Fark ettim ki doğal yaşamlarında kalan insanlar hep mutlu. Ormanın hâkimi hayvanların hayatı gibi. Vahşi ve gerçek; kurallar açık, yaşamak için yaşayacaksın veya öleceksin. Sanırım kitap yazmak değil de okumak zor. Bazen nereye kadar bu fikirler ulaşacak diyoruz. Dinlenmek için farklı aradığını bulmak için ayrı. Yeni bir alan içinde dünyamı yaşayacaksam bu çağda en başta güzel bir manzara eşliğinde yatana kadar hızla geçen zamanı topraktan göğe kadar özgürce hissedip yaşamak isterim. Şehir sokaklarında kaybolurcasına kendi gölgemi takip etmektense bulduğum yere yerleşmenin, yeni fikirlerin, farklı yemeklerin ve sağlığıma iyi gelecek hayatı bulmak isterim. Yaşama ara vermek istemem sanki Pazar günü göl kenarına balık tutmaya gitmek gibi. Yenilikleri takip ederek kendi dünyamı yeni deneyimlerle ilerletmek isterim. Bu kitap sayfalarında yazmıyor. Meditasyon yapmakla geçireceğim arayış zamanını yapabileceklerimin daha da iyisine ilerletmek isterim. Kendimi bulduktan sonra benim için önemli olan dünya ve evrendir. Bırakın gezegenler dönsün, yaprak düşsün, tekrar bahar gelsin ama siz siz olun içinizdeki aşkı unutmayın… Çünkü yaşadığınız kısıtlı zamanda beyninizden geçen anılar, fikirler ve görüntüler sizin tahmin bile edemeyeceğiz kadar yüksek yerlerde gerçek oluyor zaten. Yaşadıklarınızın peşini bırakmayın.

One Reply to “NEFES ALMAK İSTİYORUM”

  1. Mustafa Kaya Akozan says: Cevapla

    Mecburiyetler, muhtaçlıklar, kesin hüküm ve kabuller olmadan, olay ve olguları olduğu yada hissettiğimiz gibi kabul edip hayatı gelişine bırakarak yaşamak, acı, tatlı, mayhoş fark etmez diyerek yaşamak…. Belki lüks gibi görünüyor fakat mümkünmüş gibi…

Bir cevap yazın