DÜNYA TARİHİNDE “1915”

SESLİ FOTOĞRAFLAR

DÜNYA TARİHİNDE “1915”

N. Serhad Akcan

Dünyanın zaman takvimine 1915 diye yazarsanız; tarih, emperyalist güçlere karşı vatan topraklarını işgalci güçlere karşı savunan TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NİN ÖN SÖZÜ dünya milletlerine örnek, düşmanının dahi saygısını kazanmış Türk milleti ve onun ÇANAKKALE RUHUNU görürsünüz. 

Çanakkale ruhu nedir? 

Bağımsızlık ve istiklali kendisine koşulsuz ilke edinmiş, bu konuda mücadele eden, yurt topraklarının dört bir köşesinden gelerek, dünyanın dört bir yanından gelenlere karşı, vatan savunmasını canından öte bilen, inançlı, ahlak ve adaletli bir milletin tüm fertlerinin birliğidir. Uğrunda canlarını verdikleri toprağını vatan yapanlardır. 

1915 yılının hemen başında Anadolu’da Rusların Osmanlı Devleti sınırlarını geçmeye çalışarak açtığı Doğu cephesinde SARIKAMIŞMUHAREBE ALANLARINDA verilen mücadele ile Karadeniz’de Rus donanmasıyla kıyılarımıza, gemilerimize yapılan saldırılar. Diğer bir tarafta Kuzey Ege’de donanmaları ile Çanakkale Boğazına kadar ilerleyen, boğazı geçerek İstanbul’un işgalini planlayan işgal kuvvetleri. 

Tüm bu işgalci kuvvetlere karşı top yekûn Doğu ve Batı cephesinde verilen mücadele sonrası kazanılan Çanakkale Zaferi ile tarihe “ÇANAKKALE GEÇİLMEZ” notunu düşen deniz ve kara savaşlarını kazanan her ferdiyle TÜRK ORDUSU…

Bu milletin savunma mücadelesinde kazandığı zaferini, kilometrelerce uzaktan gelerek bu topraklarda ölen eski düşman askerleri için Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Onlar,bu toprakta canlarını verdikten sonra, artık bizim evlatlarımız olmuşlardır.” dediği, savaşırken cephede birlikte yaralı ve cenazelerini taşıyan, kuru ekmeğini ve sigarasını paylaşan düşmanının saygısını kazanmış bir TÜRK MİLLETİ. 

Vatan topraklarını işgal eden, doğu ve batı cephesinde milletçe yurt savunmasını yaparken, millet olma değerlerimizi birliğimizi, dirliğimizi işbirlikçi dahili bedbahtlar ile bozmaya çalışan güçler; ötekileştirme araçlarıyla Çanakkale’de milli mücadelemizi birlikte verdiğimiz gayri Müslüm vatandaşlarımıza karşı ayrımcı politikalar ile isyan girişimleride büyük acılara sebebiyet vermiştir. 

Ermeni terör çeteleri I. Dünya Savaşı sırasında Osmanlıları insanlık dışı yöntemleruygulayarak öldürdü. 

Osmanlı Türk İmparatorluğu’nun azınlıklara karşı “müthiş” sayılabilecek bir özen gösterdiği gerçeği inkâr edilemeyecek kadar açıktı.

Amerika Birleşik Devletleri’nin 4 Temmuz 1776 insan hakları belgesi olarak kabul edilen anayasasından 324 yıl önce …. Fatih Sultan Mehmet Han’ın 1463 yılında Bosna – Hersek’in Fethinde Fransisken rahiplerine verdiği “AHİTNAME” İLK İNSAN HAKLARI BEYANNAMESİ olarak kabul edilmiştir. Buanlayışla azınlıklarherzamanOsmanlı Türk dünyasında ve Türkiye Cumhuriyeti Devletitopraklarında kendi dini özgürlüklerini ve hayatlarını son derece rahat bir şekilde sürdürdü. Birlikte sağ duyulu feraset sahibi insanlar olarak Anadolu’da bastırılan bu olaylar Türk Milleti’nin birlik ve beraberliği ile saygınlığını yüceltmiştir. 

Türk Milleti’nin birlik ve beraberliğine vatan topraklarına kast eden hainler 1915 de ulaşamadıkları hayallerine; 1919 da başlayan topyekûnMİLLETİN AZİM VE KARARLILIĞI ile kurtuluş ve kurtuluş mücadelesiyle kazanan TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ son vermiştir.

Dünya milletleri ve kendi halklarını ötekileştiren; Kültürünü, ırkını ve hayatlarını değiştirmek için hiç sahibi olamayacakları hayallerini de her alanda kaybeden hainler; işbirlikçi asılsız senaryoları ile bu topraklarda yaşayan halklara ve haklarına verdikleri zararı Türk Coğrafyalarında da süregelen insanlık dışı suçları ile tarihin belgeliğinde değiştirmeye çalışıyorlar. Tarih en güvenilir rehberdir. Tarihle ilgili olarak Atatürk’ün ifadesiyle “Tarih yazmak, tarih yapmak kadar mühimdir. Yazan yapana sadık kalmazsa değişmeyen hakikat, insanlığı şaşırtacak bir mahiyet alır. “

Bu yolda kendilerine göre tarih yazmaya çalışan “fikri neyse, zikri o’dur” tavrıylaçıkarları için anlaşılması çok zor gelecek planlayanlara karşı, ecdadımızın ve milletimizin hakkını ve şanlı tarihimizi kimsenin çıkarlarına araç edemeyiz. Her nereden ve kimden gelirse gelsin bu yolda her türlü sözde itibarsızlaştırma söylemlerini şiddetle kınıyorum/kınıyoruz. Türklere atfedilen sözde soykırım iftirası Yüce Milletimiz ve TürkDünyası hukuk alanında yok hükmündedir.

İstiklal Marşımızda mücadelemizin ruhunu anlatan Mehmet Akif’in ifade ettiği gibi; 

1915’i Millî mücadelemizi anlamak ve hainlere fırsat vermemek adına DUR YOLCU!

Bastığın yerleri “toprak” diyerek geçme, tanı,

Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.

Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır atanı,

Verme, dünyaları alsan da bu cennet vatanı.

Kimse Atalarımızı ve bu vatan topraklarını savunma uğruna canlarını veren şehitlerimizi incitemez. 

Ahlak ve Adaleti ile çağlar boyu her kıtada düşmanının saygınlığını kazanan TÜRK MİLLETİ tarihten günümüze gelen binlerce yıllık varlığı ile Güçlü ORDU, Güçlü MİLLET kültürüne sahiptir.

İstiklal yolunda İnsanlık değerleri yüksek, Ahlak ve Adaletli İlke edinmiş, Bağımsızlık mücadelesi veren; Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ifadeleriyle” Türkiye Cumhuriyeti’nikuran Türkiye Halkına TÜRK MİLLETİ” denir. “NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE”

23 Nisan 2021 / Ankara

Bir cevap yazın